Bir çiftin yaşamında
alabileceği en önemli kararlardan biri belkide en
önemlisi bebek sahibi olmaya karar vermektir. Daha
önceki jenerasyonlarla mukayese edildiğinde günümüzde,
çocuk sahibi olup olmamaya karar vermek daha çok
kontrolümüzdedir. 1990 lı yıllarda kadınların çoğunluğu
ileri yaşlarda bebek sahibi olmayı tercih ediyorlar. Bir
kadının en verimli dönemi 20 li yaşlarının ilk yılları
dır. 35 yaşından sonra ise doğurganlık özelliği giderek
azalmaya
Öyle yada
böyle, 20 li,30 lu hatta 40 lı yaşlardasınız bebek
sahibi olmaya karar verdiğinizde şansınızı artıracak pek
çok şey artık size bağlı. Bütün mesele karar vermede
çünkü her şeyi dikkate alarak karar verdiğinizde
zamanlamayı doğru yaptınız demektir.Hamile kalma
şansınız, hem sizin hem eşinizin genel sağlık durumu ve
yaşam biçiminize bağlıdır. Vücudunuzu hazırlamanız ve
şansınızı artırmanız için ise almanız gereken bazı
önlemler vardır.
Sigarayı
bırakın ve alkollü içki kullanmayı azaltın
Çok sigara içmek hamilelik şansınızı üçte bire indirir;
hamilelikte düşük ve kanama riskini artırır. Alkol de
doğurganlığınızın düşmesine neden olur; bu yüzden,
hamile kalmak istiyorsanız, kendinizi günde bir kadeh
şarapla sınırlamalısınız.Genel sağlığınız için dengeli
beslenme büyük önem taşır. Beslenme rejiminizde mutlaka
bol taze meyve ve sebzeye, esmer ekmeğe, makarna,
pirinç, baklagiller, yağsız süt ve süt ürünleri, balık
ve beyaz etlere yer vermelisiniz. Yağ ve şeker
tüketiminizi azaltmalısınız.
Gerilim ve endişeden kurtulun
erilimden kurtulmak doğurganlığınızı artıracak;
yaşama zevkinizi ve cinsel arzunuzu gelitirecektir.
Psikolojik baskılar, kadının da erkeğin de cinsel
verimliliğini düşürür. Kadınlarda ovülasyonu engellerken
erkeklerde sperm üretimini azaltır, erken boşalma ve
iktidarsızlığa yol açar.
Takviye ilaç alın
Doktorlar hamileliğin 12. haftasına kadar günde 0.4 mg
folik asit almanın bebeğin omurga ve omurilik
sorunlarıyla doğma riskini % 70 oranında düşüreceğini
söylüyorlar. Eczanelerden satın alınabileceği gibi,
folik asit bolca yeşil, lifli sebzelerde ve tahıl
ürünlerinde bulunur.
Doğum kontrolüne son verin
Şayet doğum kontrolü olarak hap kullanıyor idiyseniz,
kullanmayı bıraktıktan sonra tam bir adet döneminin
geçmesini yani hormon yapınızın eski haline dönmesini
beklemek özellikle doğumun gerçekleşeceği tarihi
belirlemek açısından son derece önemlidir.
Hamilelikte psikolojik
değişiklikler
Ruhsal olarak sağlıklı kadınlar hamileliği,
kendilerinigerçekleştirme, temel bir ihtiyacı tatmin
etme, dişilik hakkında kendileriyle ilgili şüphelerini
azaltan ve kadın kimliklerini tam olarak yaşamalarını
sağlayan bir üretme eylemi olarak algılarlar.
Hamilelikte duygusal değişime neden olan etkenler şu
şekilde sıralanabilir:
HAMILELIK & EGZERSIZ
Hamilelikte Egzersizin Yararı :
·Egzersiz Sırasında Dikkat Edilecek Noktalar..
·Karın ve Sırt Kaslarını Geliştiren Hareketler..
·Boyun ve Omuz Kasları...
·Dolaşımı Kolaylaştıran Hareketler..
·Ayakta, Dik Durma Şekli..
·Toplum olarak zora gelmeyi pek sevmeyiz. Yan gelip
yatmak, miskinlik etmek, ah ile vah ile zaman geçirmek
ulusal eğilimimizdir. Egzersiz yapmak ise disiplin
ister, biraz fedakarlık ister.
Hele hamilelikde egzersiz yapmak... "Aman ha... Çocuğun
düşer, erken doğum olur, bebeğine kordon dolanır."
Bu kocakarı inanışları modern hamilelik bakımının
ayrılmaz parçası olan egzersizin toplumda
yaygınlaşmasının önünde ayrı bir engel oluşturmaktadır.
Hamilelikte egzersizin yararı
nedir?
·Hamilelikte vücutta oluşan önemli değişiklikler
nelerdir?
·Yapılacak egzersizler hangi amaçlara yönelik olmalıdır?
·Günlük harekette dikkat edilecek davranışlar nelerdir?
·Dinlenme ve gevşeme nasıl yapılır?Gelin kısaca bu
konulara göz atalım..
Hamilelikte Egzersizin Yararı :
Hamilelikte egzersiz günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası
olmalıdır. Egzersiz düzenli yapıldığı takdirde vücudu
hamileliğin bazı olumsuz etkilerinden korur. Daha da
önemlisi zihinsel ve psikolojik olarak rahatlık sağlar.
Kilo arttıkça, karın büyüdükçe ve şiştikçe Anne kendini
ağır, hantal, cazibesiz ve sıkıntılı hisseder.
Hareketliliğini kaybeder, iki büklüm ya da kambur
gezmeye başlar.Özgüvenini kaybeder.
Egzersiz önemli bir psikolojik destek aracıdır.
4. aydan başlayarak lohusalık sonuna kadar zorlanmadan
düzenli olarak yapılan egzersizler fizik gücü önemli
derecede arttırır.
Egzersiz yapan hamile kendini çok daha iyi hisseder.
Çocuğuna çok daha umutlu ve olumlu yaklaşır.
Hamileliğini stressiz geçiren Annelerın bebekleri
yaşantılarında psikolojik yönden daha sağlam
olmaktadırlar.
Düzenli egzersiz ve diyet çok daha rahat ve sağlıklı
hamilelik geçirilmesini sağlar.
Hamilelikte ve lohusalıkta yapılan egzersiz Anne'nın
kendine güvenini destekler.
Hamilelikte vücutta oluşan önemli
değişiklikler.
·Hamilelik ilerledikçe sırttaki kemik zincire, karın
duvarı kaslarına ve karın içi organların ve kadın üreme
organlarının yerinde kalmasını sağlayan pelvik taban
dediğimiz kaslara yük binmeye başlar. Bu bölgeler
zorlanır.
·Ayrıca hamilelikte salgılanan hormonlar tüm dokuları
gevşetir, yumuşatır. Destek sağlayan dokuların gücü
azalır.
·Kas ve kirişlerinin esnekliği artar.
·Kalça ve diz eklemlerinin taşıma gücü azalır.
·Sırt kasları kısaldığı için sırt ağrıları ve yorgunluk
ortaya çıkar.
·Memeler büyüdüğü için göğüs kasları kısalır, omuz arası
ağrılar ortaya çıkar.
Egzersiz Sırasında Dikkat Edilecek
Noktalar...
Hareketler yavaş olmalıdır. Ani hareketlerden
kaçınılmalıdır. Hareketler bilinçli yapılmalı, hangi
hareketin ne işe yaradığı bilinmelidir. Hiç bir zaman
zorlanmamalıdır.
Yorulana kadar yapılmalı, yoruldukça dinlenilmelidir.
Hareketlerin Amaçları...
a) Gerilmiş ve sarkmış sırt, karın, ve boyun kaslarının
yeniden elastikiyet kazanmasını sağlar.
·b) Kısalmış bel ve göğüs kaslarını gerdirir.
·c) Diz, kalça, pelvis, ve omuz eklemlerindeki
gerginliği azaltır.
·d) Göğüs kaslarını güçlendirerek memeleri destekler.
·e) Duruş şeklini düzeltir, akciğer kapasitesini
arttırır. Tek bir solumada vücudunuza daha çok hava
girer.
Hareketlerin Yapılma Sıklığı..
Günde iki kez (sabah ve akşam), her hareket 3-4
kez yapılarak başlanır. 10 sefere dek
çıkartılır.·Hareketler dinlenme ve gevşemelerle
yapılır.·Sırt üstü ya da yan yatar pozisyonlar tercih
edilmelidir.Hareketleri zaman içinde oturarak ve ayakta
tekrar edilmesi yararlıdır.
Egzersizlerin Yapılma Sırası..
Egzersizlere hafif hareketlerle başlanır. Kol çevirme,
omuz ve boyun çevirme, gövde bükülmesi gibi hafif
hareketler yapılır.
Hareketler müzik eşliğinde yapılmalıdır. Solunum
egzersizler sırasında ritmik olarak alınmalı ve
verilmelidir.
Karın ve Sırt Kaslarını Geliştiren
Hareketler...
En önemlisi Pelvik tilt dediğimiz harekettir. Sırt üstü
yere yatın, dizleri bükün ayak tabanlarını birbirinden
40 cm açık olarak yere koyun.Abdominal Toner.. Pelvik
tilt pozisyonunu alın. Soluk verirken kalçayı kaldırın.
Kafayı hafifçe kaldırın. Elleri dize doğru yaklaştırın.
4 saniye durun. Bu sırada normal soluk alın. Karın
kasları ayrıksa elleri ileri uzatmayın. Karnınızı sıkıca
kucaklayın. Ters taraftaki kası böylece orta hatta
yaklaştırmış olursunuz.Oblik Abdominal... Aynı
pozisyonda nefes verirken el ve baş beraber kaldırılır.
Her iki el sol dize doğru götürülür. 4 saniye beklenir.
Nefes verilerek gevşenir. Aynı hareketi sağ dize doğru
tekrar edin.Kalça, Diz ve Bilek hareketleri... Pelvik
tilt pozisyonunu alın.. Nefes alıp verin. Dinlenin.
Soluk verirken sağ dizi çeneye doğru yaklaştırın, sonra
tavana doğru soluk verirken kaldırın, 4 saniye tutun. Bu
sırada ayak bacağa doğru yaklaşmış olacak. Soluk
verirken yavaşça yere doğru indirin ve bükerek başlangıç
pozisyonunu alın.
Boyun ve Omuz Kasları..
·Bağdaş kurup oturun.
·Boynunuzu dairesel olarak çevirin. Sonra omuzu
sırasıyla kulağa, geriye, öne oynatın.
·Parmak uçlarınızı omuzlarınıza koyun. Dirseklere
dairesel hareketler yaptırın.
·Sırt dik, çene yere paralel olacak.
·Bu hareketler sırt ve omuzdaki kasları gevşetir.
Sırtın Üst ve Karın Yan Kasları...
·Bağdaş kurarak oturun.. Dirsekler yanda ve bükük,
parmak uçları omuzda.
·Soluk alırken sağ el yukarı dik kaldırılır. Gerdirilir.
·Gövde dik tutulur. Göğüs kafesi ve sırt gerdirilir. Bu
pozisyon korunmalıdır. Hafifçe soluk verirken kolu
başlama pozisyonuna getirin.
·Sol kol ile hareketi tekrar edin.
·Her iki kol ile tekrar edin
.·Zamanla gövdeyi dik tutarken sağ kol gergin vaziyette
sola doğru eğilinir.
·Ters tarafa doğru tekrar edilir.Bu egzersizler akciğer
kapasitesini çok arttırır. Göğüs kafesi ve sırtın üst
kısımları gerilir. Karnın yan kısımları gerilir,
güçlenir. Doğum sonrası iyileşme kolaylaşır.
·Göğüs hizasında kamburluklar düzelir.
Göğüs ve Memenin Desteklenmesi..
Artan meme ağırlığı için ek destek gereklidir.
Göğüs kasları güçlendirilmelidir.
·Oturma pozisyonunda önkollar (bilek ile dirsek arası)
diğer kolun eliyle tututlur. Dirsekler omuz seviyesinde,
ellerle dirseklere doğru baskı yapılır. Gömlek kolunu
itiyormuş gibi. 4 saniye tutulur. Sonra gevşetilir.
Birkaç kez yapılır. Solunum normal olmalıdır.
Baldır ve Dizlerin
Güçlendirilmesi...
Oturur pozisyonda ayakları uzatın ve rahatsız
olmayacak kadar açın. Eller ve kolları omuz seviyesine
uzatın. Kalçalardan öne doğru yavaşça eğilin. Kolları
aynı hizada tutun. Ani hareket yapmayın. 4 saniye durup
tekrar eski pozisyonunuza dönün.
Dolaşımı Kolaylaştıran
Hareketler..
Ayak bileğindeki şişlikleri azaltmak için ayak
parmaklarını yatar pozisyonda uzaklaştırın ve
yaklaştırın. 6-8 kez yavaşça yapın. Ayrıca ayak bileğine
iki yönlü dairevi hareketler yaptırın. Ayaklar biraz
yüksekte olursa daha iyi netice alınır.
Varisleri olanlar, bacak krampları olanlar, oturarak
çalışanlar için bu egzersizler çok yararlıdır. Bu
durumlarda en az 30 kez tekrar edilmelidir.
El ve Parmaklar Için...
Oturur pozisyonda dirsekler ve eller bükük,
masada, eller havada olacak. Yumruk yapıp ileri, geri ve
döndürme hareketleri yapın.
Pelvik Taban (Kegel)
Egzersizleri..
Normal doğum sırasında ıkınırken bebeğin daha
güçlü itilmesini sağlar. Idrar kaçırmayı önler.
Önce idrar sırasında birkaç kez idrarı tutun, birkaç
saniye sonra salın. Bu şekilde kasların farkına
varırsınız. Ayrıca makat çevresindeki kasları kasarak
çıkışı kapatın. Vajenin etrafında bir kas varmış gibi
düşünün. Sık sık pratik yapın. Her yerde her pozisyonda
yapılabilir. Hiç olmazsa saatte 4 kez yapılmalıdır.
Eşinizle ilişkide iken eşinizin cinsel organını sıkmaya
çalışarak yine bu kasları tanır ve çalıştırabilirsiniz.
Pelvik kasları asansör gibi farzedip çok yavaş ve
konsantre olmuş bir şekilde, kademe kademe yükseltmeye
çalışın. Sonra yine yavaş yavaş gevşetmeye ve itmeye
çalışın. Her seferinde daha çok ilerleterek ve daha çok
tutularak yapmaya çalışın.
Doğumdan sonra da bu hareketler yapılmalıdır. Doğum
sonrası sarkmalarından korunma da ve ağrıların
azalmasında çok yararlı bir harekettir..
Pelvik Taban Için Diğer Bir
Egzersiz...
Sırtüstü yere yatın. Bacakları düz uzatın.
Bilekler üzerinden çaprazlayın. Kalça etlerinizi sıkın
ve bırakmayın. Kalçalar kasılı iken bacakları birbirine
doğru sıkıştırın. Aynı anda baldır kaslarınızı kasın.
Daha sonra da pelvik taban kaslarınızı kasın. Tüm
kasları 5 saniye kasılı tutup bırakın. Günde iki kez 10
sefer yapın.Ayakta, Dik Durma Şekli..
·Büyük bir boy aynanın önüne geçin.
·Ağırlığınızı her iki ayağın merkezine ve orta hatta
verin.
·Dizlerinizi hafifçe bükün.
·Karın kaslarınızı hafifçe kasın.
·Kalçaları hafif ileriye doğru alın. Yani geriye çıkıntı
yapmasın.
·Göğüsü ileri doğru çıkarın.
·Boyunu dikleştirin.
·Kafanın üstü yere paralel olacaktır. Kafanızın üzerinde
bir yük varmış da onu yukarı itmeye çalışıyormuş gibi
davranın.
·Sık sık aklınıza geldikçe bu şekilde durmaya kendinizi
zorlayın.
Yasak Olan Hareketler..
·Çift olarak bacak kaldırmak
·Mekik
·Köprü
·Akrobatik ve hızlı hareketler
·Çömelme şeklinde oturma..
Epidural Anestezi
Epidural anestezi vücudun
belirli bir bölgesindeki ağrı iletimini durduran
bölgesel ya da lokal anestezi türlerinden birisidir.
Anestezi uzmanı bir doktor tarafından uygulanır. Doğum
ağrısını kontrol altına almanın en etkili yöntemi
olmakla birlikte sadece bu amaçla kullanılmaz. Sezaryen
başta olmak üzere bel seviyesi altında yapılan pekçok
ana cerrahi girişim epidural anestezi eşliğinde
yapılabilir.
Omuriliği çevreleyen ve dura adı verilen zarın etrafına
lokal anestezik madde verilerek ağrı uyarılarının beyine
ulaşması engellenir. Eğer bu bölgedeki motor işlevi
sağlayan sinirler de etkilenirse tam bir anestezi
meydana gelir ve uygulama yapılan bölgenin altında kalan
kısımda his ile birlikte hareket kabiliyeti de ortadan
kalkar. Kişi bu durumda bacaklarını ne hissedebilir ne
de oynatabilir. Bu sezaryen ameliyatlarında uygunanan
epidural anestezidir. Oysa doğumda amaç sadece ağrıyı
gidermek olduğundan epidural aralığa daha az dozlarda
lokal anestezik ile birlikte güçlü ağrı kesiciler de
verilir. Bu sayede motor kayıp olmayacağından anne adayı
ağrı duymadığı halde dokunmaları hissedebilir ve
bacaklarını oynatabilir. Lokal anestezik miktarı çok
düşük tutularak anne adayının doğum eylemi sırasında
yürüyebilmesi dahi sağlanabilir.
Sipinal anestezi
Anestezik ve
ağrı kesici maddelerin dura zarının çevresine değil de
zarı geçtikten sonra omuriliği çevreleyen sipinal
sıvının içine verilmesidir.
Epidural anestezinin etkisi yaklaşık 15-20 dakika içinde
başlar ve uzun süre devem edebilir. Oysa sipinal
anestezi hemen etki eder ancak etkisi daha kısa
sürelidir. Bu nedenle sezaryen ameliyatarından önce hem
epidural hem de sipinal anestezi bir arada yapılır buna
kombi ya da kombine anestezi adı verilir.
Epidural anestezi ne zaman ve nasıl yapılır?
Vajinal doğumda
rahim kasılmaları düzenli hale geldikten sonra ya da
rahim açıklığı 4 santimetreye ulaştığında epidural
anestezi yapılabilir. Kasılmalar düzensiz ise ya da
erken dönemde takıldığında kasılmaların durmasına neden
olabileceğinden bu konuya dikkat edilmelidir.
Anne adayı yan yatar
ya da oturur pozisyondayken kateterin takılacağı alan
antiseptik solüsyonlar ile temizlendikten sonra steril
örtüler ile örtülür. Kateter bel bölgesindeki
omurgaların arasından girilerek yerleştirilir. Önce bu
bölgedeki cildi uyuşturmak için lokal anestezi yapılır.
Ardından ince bir iğne ile iki omurga arasından
geçilerek epidural zara ulaşılır. Eğer sipinal anestezi
de uygulanacaksa çok ince biriğne ile bu zar da
geçilerek subaraknoid boşluğa girilir ve beyin omurilik
sıvısının geldiği gözlendikten sonra ilaç verilir.Epiduralde
ise iğnenin arkasından çok ince bir kateter (boru, tüp)
girilerek uygun mesafeye kadar itilir ve bu kateter dura
zarı çevresindeki epidural aralığa yerleştirilir. Daha
sonra iğne çıkartılır ve kateterin dışarıda kalan ucu
flasterler ile hastanın sırtı boyunca sabitlenir.
Dışarıda kalan uçtan enjektör yardımıyla ilaç
verilebileceği gibi sürekli belirli dozda ilaç
pompalayan otomatik cihazlar da kullanılabilir. Kateter
yerleştirildikten sonra ilk önce az miktarda ilaç test
dozu olarak verilir. Burada amaç olası bir alerjik ya da
aşırı reaksiyonun olup olmayacağını gözlemektir. Bu tür
bir reaksiyonun olmadığı gözlendikten sonra tedavi dozu
verilir. Vajinal doğumlarda genelde sipinal anestezi
uygulanmaz. Bu nedenle kateter yerleştirilip tedavi dozu
verildikten 15-20 dakika sonra anne adayı kasılmaları
hissetmesine rağmen ağrı duymamaya başlar. Doğum
uzadığında ve ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya
başladığında ek dozlar verilir. Bu şekilde doğum
gerçekleştirildikten sonra epizyotomi de ek bir
anesteziye gerek kalmadan kolaylıkla dikilebilir.
Vajinal doğumu takiben hemen, sezaryeni takiben ise 24
saat sonra kateter çıkartılarak uygulmaya son verilir.
Kateterin çıkartılması sırasında hasta hiçbir
rahatsızlık duymaz.
Epidural kateter takılması hasta açısından kolay tolere
edilebilir, acısız ve rahat bir uygulamadır. Kateterin
epidural boşluğu girdiği anda bacakta elektrik
çarpmasına benzer bir his oluşması dışında hastaya
ratahsızlık vermez. Epidural anestezi uygulamasında en
önemli nokta işlemi yapan anestezi uzmanının
tecrübesidir.
Epidural anestezinin
avantajları nelerdir?
Doğum
ağrılarının giderilmesinde en etkili yoldur.
Genel anesteziye göre komplikasyon riski daha az
olduğundan tercih edilmelidir.
Annenin bilinci açık olduğu için sezaryen sırasında
doğuma katılabilir, ameliyat devam ederken bebeğini
kucağına alabilir.
Uygun zamanda takıldığında normal doğumun ilerlemesini
hızlandırır
Epidural anestezinin komplikasyonları ve yan etkileri
nelerdir?
Epidural
anestezide risk zannedilenin aksine deneyimli uzmanlar
tarafından yapıldığında son derece azdır.
En sık görülen yan etki ani tansiyon düşmesidir.
Omurilik içinde ağrı ve motor iletimi sağlayan sinirler
dışında istemsiz çalışan kasların fonksiyonlarını
kontrol eden sinir lifleri de bulunur. Bu liflerin
etkilenmesi durumunda kan damarlarında gevşeme ve
genişleme meydana gelerek tansiyon düşüklüğü ortaya
çıkabilir. Bu ani tansiyon düşmesinin önüne geçmek için
işlemden hemen önce damar yolundan yaklaşık 1 litre sıvı
hızlı bir şekilde verilerek damar yolunun dolması
sağlanırsa sorun yaşanmaz.
Anestezinin yetersiz olması ya da tek taraflı olması. Bu
gibi durumlarda kateterin çıkartılarak yeniden takılması
gerekebilir.
Dura zarının yırtılıp sıvının dışarı kaçmasına bağlı
olarak görülebilen başağrısı. Nadir olarak görülen bu
durumda işlemden sonra 1-3 gün içinde şiddetli
başağrıları yaşanabilir. Ağrılar dayanılmaz olur ise
epidural kateterin yerleştirildiği alana pıhtı yaması
yapılabilir. Kullanılan ilaçlara bağlı olarak hafif
alerjik bir reaksiyon gelişebilir ve hastada yaygın
kaşıntı ortaya çıkabilir.
Anne adayı etkili bir şekilde ıkınamaz ise doğumun
ikinci evresi uzayabilir ve vakum ya da forseps
uygulanması gerekebilir. Nadiren işlem sonrası idrar
yapmada geçici zorluk görülebilir.
Çok nadir olarak enfeksiyon gelişebilir. Felç çok çok
nadiren görülen bir komplikasyondur.
Kimlerde epidural anestezi uygulanmaz?
Kanama bozukluğu olması
Antikoagülan tedavi alınması
Uygulama bölgesinde enfeksiyon varlığı
Trombosit düşüklüğü saptanması
Anne adayının uygulamayı reddetmesi
durumlarında epidural anestezi uygulanmaz.
Epidural anestezi hem vajinal hem de sezaryen ile
doğumların son derece konforlu ve keyifli geçmesini
sağlayan, 25 yıldır yaygın bir şekilde güvenle uygulanan
modern bir tıbbi yaklaşımdır. Her anne adayı bu
uygulamadan yararlanması için teşvik edilmelidir.